köşelerden

Posted: October 31, 2010 in SEVDİKLERİM

HAŞMET BABAOĞLU
pazar notları:
Ağrılar bizimle konuşur!

Güzel şeyler

Pazar notları: Ağrılar bizimle konuşur!

“Az kullanılmış sevgi… İhtiyaçtan satılıktır!” Bazılarının gözleri gazetelerin ilan sayfalarını andırıyor. Her “okuyuşumda” şaşırıyorum.

***
Bir kediye numara yapmayı öğretemezsiniz! Hatta Hollywood’da bir söz vardır: “Filminde bir kedi sahnesi varsa, sette altı, yedi kedi bulundur.” Şimdi düşünün bakalım, neden kedilere “hain” veya “nankör” deyip dururuz! Numara yapamadıkları için mi? Hani derler ya, “hayvanlara bakışımız kendimize tuttuğumuz aynadır” diye!

***

Çıplak yalan yoktur! Bütün yalanlar giyiniktir. Sözcükler yalanın giysisidir. Bu yüzden yalancının mumu söndüğünde bile hikâyesinin etkisinde kaldığımız çok olmuştur.

***

Sabaha karşı valizimi kaptığım gibi evden fırlayıp yola çıktığım zamanlarda dikiz aynasından geride kalan karanlığa, otoparka, oturduğum sitedeki evlere göz atarım… Ve her seferinde sanki orada ellerini montunun içine sokmuş, gülümseyerek arkamdan bakan kendimi görürüm! Bana “yine mi buralardan sıvışıyorsun” der gibidir! Gözlerindeki ifadeyi iyi tanırım. Çok geçmeden geri döneceğimi hatırlatır!

***

Kadınlar aynı anda birçok erkeği sever. Yani tek bir erkeğin yansıttığı farklı erkekleri! Erkeklerse aynı anda birçok kadını sevme eğilimindedir; yani farklı kadınlardaki benzer yanları!..

***

Medyada birden patlak veren “En büyük Türk, Beyaz Türk” modasına gülsem mi ağlasam mı, bilemiyorum! Koca adamlar yazıp duruyorlar; Ben Beyaz Türk’üm, biz Beyaz Türk’üz… Beyaz diye ona denmez, buna denir, falan filan. Ee?.. Hiç entelektüel laflar yetiştirmeye gerek yok! Ninem gibi söyleyeyim yeter: Vicdanınız kara bir kere! Gerisi boş!

***

Dürüst insanların kaçınmaları imkânsız fakat büyük bir kusurları vardır. Gevezedirler.

***

İnsan yorulur. Dinlenmek için yaptıklarından bile…

***

Bazı ağrılar, sızılar vardır, insanla uzun uzun konuşurlar. Yok! Bedenden değil, ruhtan, ruhun hallerinden konuşurlar.

***

Bir yemek tarifini okurken veya dinlerken beni büyüleyen sözcük “üzerinde gezdirme”dir. Keçi peynirinin üzerine sızma zeytinyağı gezdirilir; yoğurdun üzerine azıcık kırmızı biberle tatlandırılıp ateşte kızdırılmış tereyağı gezdirilir, vs… Başlı başına iştah açıcıdır bu laf! Biraz başına buyruk fakat güçlü bir tadı geçerken uğraması için çağırmışız, gibi bir izlenim verir.

Güzel şeyler

Ayvalık Mutluköy’deki hasat şenliğinde hanımların sergiledikleri el sanatı işleri harikaydı.

Facebook’un gerçek hikâyesi olduğu tartışılır ama The Social Network filmi seyredilmeli! Justin Timberlake’ in oyunculuğuna da dikkat!

Büyük toplumbilimci ve düşünür; Zygmunt Bauman… Son zamanlarda “Bireyselleşen Toplum” adlı kitabı sürekli çantamda.

Lissie… Lissie… Lissie… Bir süredir yol arkadaşım Lissie’nin “Catching Tiger” adlı albümü. Bütün şarkılara bayılıyorum.

Zeytinyağını Ayvalık’tan alıyorum ama zeytin adresim Gemlik’te Solive. Hele son aldığım yemyeşil taze çizik zeytin bana parmaklarımı yedirdi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s